TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECS

Toplumsal Cinsiyet “Kadın-Erkek” Eşitliği Ve Mekânsal Planlama Konulu Soyleşi Gerçekleştirildi.

GENEL MERKEZ
11.03.2019 (Son Güncelleme: 20.03.2019 14:00:20)

8 Mart 2019 tarihinde Odamız Toplantı Salonu’nda “Toplumsal Cinsiyet ‘Kadın-Erkek’ Eşitliği ve Mekânsal Planlama” konulu söyleşi Prof. Dr. Sebahat AÇIKSÖZ tarafından gerçekleştirildi.

 

8 Mart 2019 tarihinde Odamız Toplantı Salonu`nda "Toplumsal Cinsiyet ‘Kadın-Erkek` Eşitliği ve Mekânsal Planlama" konulu söyleşi Prof. Dr. Sebahat AÇIKSÖZ tarafından gerçekleştirildi. 

 

Söyleşide Açıksöz tarafından kadın-erkek eşitsizliğinin süregeldiği kamusal mekânlarda, kadınların -farklı yaşam biçimleri ve sosyo-kültürel-ekonomik ya da mekânsal konumlarına bakılmaksızın- huzurlu ve güvenli yaşam ortamını sağlamak için kadın-erkek eşitliği bakış açısını yansıtan mekânsal planlamanın plan-politika ve uygulamalara yansıtılmasının önem taşıdığı ifade edilmiştir. Ayrıca; kadınların yaşam kalitesini artırmaya yönelik kentsel hizmetlerin eşit/ adil bir şekilde planlama-tasarım ve yönetiminin yapılması için "kadın dostu" bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulanmştır. 

 

Açıksöz`ün kadın-erkek eşitliğinin mekânsal planlama ilişkisi üzerine son sözleri şu şekilde özetlenebilir: "Mekânsal planlamada farklı özelliklere sahip bireylere eşit/ adil/ yaşanabilir kamusal/ kentsel mekânların yaratılması ve hizmetlerin sunulması için o kentin; ‘sağlıklı kent`, ‘yaya-bisiklet öncelikli kent`, ‘engelli dostu kent`, ‘yaşlı dostu kent` vb. pek çok özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda ‘kadın dostu kent` olmalıdır. Mekânsal organizasyonlarda kadın-erkek eşitliğine ulaşmada rol oynayacak kadın dostu kentlere yönelik mekanizmaların kurulması ve uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda yerel yönetimlerin kent yönetiminde eşit katılımcılığı geliştirerek yönetişim anlayışını plan-politika ve projelerine yansıtması önemlidir. Kent halkının ise kentlilik bilinci geliştirilerek aktif vatandaş olması sağlanmalıdır. Bu konuda ise üniversitelere, meslek odalarına, STK`lara ve medyaya önemli sorumluluklar düşmektedir. Kadın-erkek eşitliğinin mekânsal boyutta hissedilir olması için en önemlisi, sorunun temel aktörü olan kadınların sınırlarını zorlaması, özel (aile/ev) alandan kentsel/ kamusal alanlara çıkarak kentsel hakları konusunda talepkâr olması ve ‘koltuklarına` sahip çıkması gerekmektedir". 

 

Okunma Sayısı: 89
Fotoğraf Galerisi