13 MAYIS

12 ARALIK SALI   


SARIYA BEZENEN KENTLERİMİZİ KİMLER VE NASIL YENİDEN YEŞERTEBİLİR?

MAKALELER

Yayına Giriş Tarihi: 17.08.2008
Güncellenme Zamanı: 17.07.2012 11:07:49
Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ

 

 
Son aylarda yaşanılan kuraklık ve bunun neden olduğu susuzluk yaşamımızın her alanında olduğu gibi yeşil alanlarda da yıkıcı etkilerini hissettirmiştir. Özellikle metropol kentlerimizde büyük miktarlarda su kullanımı gerektiren klasik peyzaj düzenleme yaklaşımıyla oluşturulan mevcut yeşil alanların hemen hemen tamamı su kullanımının kısıtlandığı birkaç aylık periyot içerisinde onarılması oldukça güç hatta bazı durumlarda olanaksız olan boyutlarda zarar görmüştür.
 

 Doç. Dr. M.Emin Barış

Son aylarda yaşanılan kuraklık ve bunun neden olduğu susuzluk yaşamımızın her alanında olduğu gibi yeşil alanlarda da  yıkıcı etkilerini hissettirmiştir. Özellikle metropol kentlerimizde büyük miktarlarda su kullanımı gerektiren klasik peyzaj düzenleme yaklaşımıyla oluşturulan mevcut yeşil alanların hemen hemen tamamı su kullanımının kısıtlandığı birkaç aylık periyot içerisinde onarılması oldukça güç hatta bazı durumlarda olanaksız olan boyutlarda zarar görmüştür. Mevcut çevre koşulları dikkate alınmadan seçilen ve çoğu egzotik olan ağaç ve çalıların bir kısmı kurumuş, bir kısmı da vejetasyon döneminde gerekli gelişmeyi gösterememiştir. Çim alanlar ve çiçek parterleri gibi yaşamını sürdürebilmesi için her gün düzenli sulamaya gereksinim duyan bitkilerin kullanıldığı alanların ise neredeyse tamamı yeterince sulama yapılamadığı için elden çıkmıştır. Tüm bunların ortaya koyduğu maddi zararların boyutlarının saptanmasına yönelik henüz bir araştırma yapılmamasına rağmen ülkemizin tümü dikkate alındığında aslında bu zararın çok büyük boyutlarda olduğunu tahmin etmek güç değildir. Dünyada son yıllarda yaşanılan iklim değişikliklerine yönelik belirtilerin bu tür sonuçları doğuracağına yönelik tahmin ve uyarılar çok uzun süredir yapılmakla birlikte bu konuda ülkemizde hiçbir önlemin alınmaması, kuraklığın etkilediği tüm konulardaki zararların boyutunun bu denli büyük olmasına neden olmuştur. Özellikle su kullanımına yönelik önlemlerin alınmamasının sorumluluğu sadece bu kaynakların yönetiminden sorumlu olan kurumlara değil toplumun tümüne ve bu arada biz peyzaj mimarlarına da aittir. Bilimsel araştırmalar bu gün yaşamakta olduğumuz kurak dönemin olumsuz etkilerini giderek arttırarak önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini göstermektedir. Dolayısıyla toplumun her kesiminin konuya yönelik olarak bu güne kadar yeterince göstermediği duyarlılık ve sorumluluğun bundan sonra gösterilmesi, gelecekte ortaya çıkabilecek zararların en aza indirgenebilmesi için mutlaka gereklidir. 

Günümüzde ülkemiz metropol kentlerinin büyük bir bölümünde mevcut su stoklarının zorunlu kullanımlara yönelik talepleri bile güçlükle karşılaması nedeniyle kentlerimizin bir kısmında suyun dış mekanda kullanımına yönelik periyodik sınırlamalar getirilirken, bazı kentlerimizde bu sınırlamalar evsel su kullanımını da kapsamakta ve beraberinde büyük sıkıntı ve sorunları da getiren su kesintileri uygulanmaktadır. Kuraklık nedeniyle yağış miktarının oldukça az olması problemin boyutlarını daha da arttırmaktadır.

Evsel su kullanımı, özellikle park ve bahçelerde büyük ölçüde şehir şebekesinden alınan suyla sulamanın yapıldığı kentlerde, yaz aylarında ciddi biçimde artmaktadır. Bu artış bazı durumlarda kış aylarına oranla nerdeyse iki katı hatta daha da fazla miktarda olabilmektedir.  Park ve bahçe düzenlemelerinin hemen hemen tamamı egzotik (yabancı) bitkiler kullanılarak, mevcut ortam koşulları yeterince dikkate alınmadan ve büyük ölçüde su kullanımına dayalı olarak yapıldığı Ankara gibi kentlerde içme suyunun büyük bir kısmı yaz aylarında bu alanların sulanmasında kullanılmakta, bu da bu tür alanların bakım maliyetini önemli miktarda arttırmaktadır. Bunun yanı sıra son aylarda yaşanılan kuraklık gibi olağanüstü koşulların ortaya çıkması durumunda bu alanların periyodik olarak sulanamaması maliyetin kabul edilemeyecek boyutlara ulaşmasına neden olmakta ve bu maliyetin karşılanamadığı durumlarda yeşil alanlar ölüme terk edilmektedir. Diğer taraftan bu tür klasik peyzaj düzenlemesine bitki materyali sağlamaya yönelik olarak biçimlenen fidanlıklar gelecekte oluşacak yukarıda sözü edilen sorunlar nedeniyle güç duruma düşmektedir. Mevcut şartlar devam ettiği sürece bu işletmelerin uğrayacağı zararın boyutları giderek artacak ve belki de bir çoğu işlerini değiştirmek durumunda kalacaklardır. 

ÇÖZÜM: PEYZAJ DÜZENLEMESİNDE SUYUN ETKİN KULLANIMI

Su temini konusunda yaşanılan güçlüklerin giderek artması insanları suyun etkin kullanımı yönünde yeni çözüm arayışlarına yöneltmiştir. Özellikle park ve bahçeler gibi dış mekan kullanımlarında su tüketiminin büyük boyutlara ulaşması peyzaj düzenlemelerinde suyun olabildiğince az kullanıldığı yeni peyzaj düzenleme biçimlerinin geliştirilmesini gerektirmiştir.  Bu doğrultuda "Su-Etkin Peyzaj Düzenlemesi" (Water-Efficient Landscaping) genel başlığı altında "Suyun Akılcı Kullanımı" (Water-Wise, Water-Smart), "Az Su Kullanımı" (Low-Water) ve "Doğal Peyzaj Düzenleme" (Natural Landscaping) gibi klasik peyzaj düzenleme anlayışlarından farklı yeni peyzaj düzenleme kavramları geliştirilmiştir.  Bu kavramların her biri felsefeleri ve konuya yaklaşım biçimleri açısından bazı farklılıklar göstermekle birlikte, hepsi de aynı temel ilkelere dayanmakta ve genellikle aynı anlamı taşıyacak biçimde birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu temel ilkelerin formüle edilmesiyle geliştirilen ilk kavramsal yaklaşımlardan birisi "Kurakçıl Peyzaj Düzenleme" (Xeriscape) dir. "Kurakçıl Peyzaj Düzenleme" ya da tüm Dünyada bilinen ismiyle "Xeriscape" genel olarak suyun en az düzeyde kullanılmasıyla su kaynaklarının ve çevrenin korunmasını ilke edilen özellikli peyzaj düzenleme olarak tanımlanabilir.  Bu kavram il olarak 1981 yılında Denver Su Departmanı tarafından peyzaj düzenlemelerinde su kullanımına yönelik tasarrufun sağlanabilmesi amacıyla "kuru" anlamına Yunanca "xeros" ile "peyzaj" anlamına gelen İngilizce "landscape" sözcüklerinden geliştirilmiştir. Kurakçıl peyzaj düzenlemesi kesinlikle sıfır su kullanımı anlamına gelmemektedir. Kurakçıl Peyzaj Düzenlemesinin dayandığı yedi temel ilke aşağıdaki gibidir:

•·    Çim alanlara olabildiğince az yer verilen ve sulamayı en az gerektiren uygun planlama ve tasarımın yapılması

•·    Toprak analizi ve toprak koşullarının iyileştirilmesi

•·    Suya en az gereksinim duyan ve kurağa dayanıklı uygun bitki türlerinin seçimi

•·    Çim alanların uygulama ve bakım çalışmalarında kolaylık yaratan pratik ve ekonomik çözümler sunacak biçimde tasarlanması

•·    Etkin sulama sisteminin oluşturulması

•·    Malçlama (bitki kök çevresinde uygun sıcaklık ve nem koşullarını sağlamak ve toprak nemini muhafaza etmek amacıyla toprağın bu koşulları oluşturabilecek niteliklere sahip malzemelerle (kuru yaprak, saman v.b.) kaplanması)

•·    Uygun ve düzenli bakım çalışmalarının yapılması

Uygun Planlama ve Tasarım: Bir peyzaj planının oluşturulması su-etkin peyzaj düzenlemesi için ilk ve en önemli aşamadır. Hazırlanacak peyzaj planında düzenlemenin yapılacağı alana ilişkin bölgesel ve mikroklimatik koşullar, mevcut vejetasyon, topoğrafya, alanının kullanım biçimi ve en önemlisi bitkilerin su isteklerine göre gruplandırılması gibi konuların dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca bitkilerin ışık ve toprak istekleri de göz önünde bulundurulmalıdır. İyi düşünülerek ve dikkatli bir biçimde hazırlanan peyzaj planı fonksiyonel, estetik ve su-etkin bir peyzajın yaratılmasında ve oluşturulan peyzajın sürekliliğinin sağlanmasında yol gösterici olması açısından önem taşımaktadır.

Toprak Hazırlığı ve Toprağın İyileştirilmesi: Her alanın kendine özgü toprak koşullarına sahip olması nedeniyle öncelikle peyzaj düzenlemesinin yapılacağı alandaki toprağın analiz edilmesi ve bu analiz doğrultusunda gerekli iyileştirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Bu analizlerde toprağın PH değeri (toprak asitlilik değeri), bitki besin elementlerinin düzeyi (örneğin azot, fosfor, potasyum v.b.) ve kum, mil, kil ve organik madde içerikleri gibi özellikleri belirlenmekte ve bu değerlere bağlı olarak yapılması gerekli iyileştirme çalışmaları belirlenmektedir. Bu analiz sonuçları aynı zamanda toprakta bitkinin gereksinim duyduğu nem oranını uzun süre muhafaza etmeye yönelik önlemlerin alınması konusunda da yardımcı olacaktır.

Uygun Bitki Türlerinin seçilmesi: Peyzaj tasarımında toprak koşullarıyla birlikte yerel iklim özelliklerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Belirli bir gelişme düzeyine ulaşan alandaki mevcut bitkiler sulama ve bakım çalışmaları gerektirmeyeceğinden bitkisel tasarıma başlamadan önce bunların olabildiğince korunmasına özen gösterilmelidir.Tasarımda doğal bitki türlerinin kullanılmasına özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü doğal bitkiler bitkisel düzenleme çalışması tamamlandıktan sonra ya çok az sulamaya gereksinim duyarlar ya da doğal yağışlar dışında ek bir sulama yapılmasını gerektirmezler. Bunun yanı sıra zaten yerel toprak ve iklim koşullarına adapte olduklarından doğal bitki türleri genellikle ek bir gübrelemeye gerek duymadıkları gibi hastalık ve zaralılara karşı da daha dayanıklıdırlar.

Doğal bitkiler dışındaki bitki türlerinin seçiminde zor gelişen, hastalıklara duyarlı ya da ek bir özen gösterilmesini gerektiren hassas bitkilerin seçilmemesine dikkat edilmelidir. Çünkü bu tür bitkiler genellikle büyük oranda ek sulama, gübreleme ve ilaçlamaya gereksinim duymaktadır. Yabancı yutlu bitkilerin kullanımında aynı zamanda seçilen bitkilerin "işgalci" bitki karakterinde olmamasına da dikkat edilmelidir. Çünkü bu tür bitkiler kısa sürede alanda hakim duruma geçerek hem diğer bitkilerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyecektir hem de bölgedeki bitki çeşitliliğine yönelik ciddi tehditler oluşturacaktır. Bu nedenle özellikle yabancı yurtlu bitkiler seçiminde bitkilerin işgalci karakterde olup olmadığı konusunda uzmanların görüşü alınmalıdır.  

Kolay Bakılabilen Çim Alanların Oluşturulması: Çim alanların boyutu ve konumu bu alanların bakımı için gerekli olan sulama suyu miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Çim alanlar diğer vejetasyon örtüsüne oranla çok daha fazla miktarda sulamaya gereksinme duyarlar ve genellikle daha çok bakımı gerektirirler. Bu nedenle çim alanların en fazla göz önünde bulunan  yerlerde sadece estetik amaçlarla ya da oyun alanları ya da diğer rekreasyon alanları gibi fonksiyonel kullanımı gerektiren yerlerde kullanmak gerekmektedir. Çim alanların ayrı parçalar halinde değil de birbirleriyle bağlantılı ve grup oluşturacak biçimde tesis edilmesi sulamanın etkinliğini arttırmakta ve suyun buharlaşmayla veya yüzey akışıyla oluşan kayıpları büyük ölçüde azaltmaktadır. Çim türlerini seçerken kuraklığa dayanıklı ve sıcak ve kurak geçen mevsimlerde büyümesini durduran türlerin seçilmesine özen göstermelidir.

Etkin Sulama: Etkin sulama yöntemlerinin kullanılması suyun dış mekanda etkin biçimde kullanımı açısından son derece önemlidir ve bu yöntemler klasik peyzaj ya da kurakçıl peyzaj gibi her tür peyzaj düzenleme için kullanılabilirler. Bu nedenle alanın boyutu, kullanım amacı ve uygulanacak peyzaj düzenleme anlayışına bağlı olarak en uygun sulama sisteminin oluşturulması amacıyla konuya yönelik  bir ön etüdün titizlikle yapılması ve uzmanların denetiminde alana yönelik bir sulama projesinin  oluşturulması oldukça önemlidir.

Malç Kullanımı: Malçlamanın temel amacı buharlaşmayı en aza indirerek daha fazla miktarda suyun toprakta tutulması, toprak sıcaklığının kontrol edilmesi ve erozyonun önlenmesi biçiminde özetlenebilir. Organik malçlar aynı zamanda çürümeleri esnasında toprak koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunurlar. Malçlamada kullanılan malzemelerden en fazla bilinenleri ağaç kabuğu yongaları, odun talaşı, çam ibreleri, fındık ya da ceviz gibi meyvelerin kabukları, küçük boyutlu çakıl ve ince kıyılmış budama artıklarıdır.  Güneşli alanlarda ya da kurakçıl bitkilerin kullanılmadığı yerlerde büyük miktarda ısıyı yansıtması ve bitkilerde kavrulmaya yol açacak boyutta su kaybına neden olması nedeniyle küçük taş parçalarıyla (mıcır) ya da benzeri malzemelerle yapılacak malçlamadan kaçınmak gerekmektedir. Malç tabakasının çok kalın biçimde oluşturulması suyun bitki köklerine ulaşmasını engelleyeceği için bu konuda dikkatli olmak gerekmektedir.

Uygun Bakım: Sulama ve gübreleme bitkilerin yaşamlarını sağlıklı olarak sürdürebilmeleri için en temel bakım çalışmalarıdır. Suyun çok fazla verilmesi bitkideki büyümenin zayıf olmasına ve budama ve biçim gereksiniminin artmasına neden olmaktadır. Herhangi bir peyzaj düzenlemesinde olduğu gibi su-etkin peyzaj düzenlemesi de budama, yabancı ot mücadelesi, zararlıların kontrolü ve sulama gibi periyodik bakım çalışmalarını gerektirmektedir. Ancak su-etkin peyzaj düzenlenmesinde bitkiler geliştikten sonra daha az bakım ve sulama gerekecektir. Bitkilerin gelişme için daha fazla suya gereksinim duyacakları için kurak mevsim süresince bitkilere fazla miktarda azotlu gübre vermekten kaçınılmalıdır. 

YAPILMASI GEREKENLER

Ülkemizde yaşanan kuraklığın ileriki yıllarda da devam etmesi bunun etkilerinin de giderek artması sonucunu ortaya koyacaktır. Bir çok konuda gerekli hazırlıkların gereğince yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan büyük maddi zararların gelecekte de yaşanmaması için gerekli önlemlerin zaman kaybetmeden alınması gerekmektedir. Kuraklığın yıkıcı etkilerinin en yoğun biçimde hissedildiği yeşil alanlara yönelik olarak kısa ve orta vadede yapılacak bir takım çalışmalar özellikle metropol kentlerimizde önemli miktarda su tasarrufunun yapılmasını sağlayacağı gibi bu alanlar kuraklık nedeniyle elden çıkmasını da önleyecektir. Bu konuda yapılabilecek  öncelikli çalışmalar aşağıdaki gibi özetlenebilir:

•1.      Ülkemizdeki yeşil alanların planlama, tasarım ve uygulamasında önemli pay sahibi olan peyzaj mimarları klasik peyzaj düzenleme anlayışını en kısa sürede terk ederek mevcut koşullara en uygun yeni peyzaj düzenleme  ilkelerini benimsemeli, bu konudaki bilgi ve birikimlerini kısa sürede oluşturmalıdır.

•2.      Üniversitelerin Peyzaj Mimarlığı eğitimi veren ilgili bölümlerinde konuya yönelik eğitime ağırlık verilmeli ve mevcut koşullara yönelik bilgilerin verildiği derslerin sayısı arttırılmalıdır.

•3.      Yeşil alanların oluşturulmasında öncelikle doğal bitki türlerine yer verilmelidir. Çünkü doğal bitkiler yabancı yurtlu bitkilere oranla daha dayanıklıdırlar ve uygun biçimde yerleştirildiklerinde ve dikildiklerinde bölgesel iklim ekstremlerinden daha az etkilenirler. Bunun yanı sıra doğal bitkiler yerel çevre koşullarına en iyi şekilde uyum sağlarlar, toprak verimliliğine katkıda bulunurlar, erozyonu azaltırlar ve genellikle diğer bitki türlerine oranla daha az su, gübre ve ilaca gereksinim duyarlar.

•4.      Doğal bitki türleri dışında seçilen bitkilerin kuraklığa dayanıklı ve mümkün olduğunca az sulamayı gerektiren türlerden olmasına özen gösterilmelidir. Kurakçıl (Xeric) bitkiler olarak sınıflandırılan bu bitkilere ilişkin bazı örnekler EK-1‘de verilmiştir:

•5.      Yeşil alan düzenlemeleri için bitkisel malzeme temin eden fidanlıkların hemen hemen tamamı yoğun olarak su kullanımının gerektiği klasik peyzaj düzenlemelerine yönelik bitki stoklarına sahiptir. Bu işletmelerde günümüzde yeterince talep görmeyen doğal bitki türleri ile kurağa dayanıklı bitki örneklerine çok fazla rastlanmamaktadır. Özellikle su sıkıntısının en yoğun yaşandığı metropol kentleri ve çevresinde bulunan fidanlıkların bitki stoklarını su kullanımının en az düzeyde olduğu yeni peyzaj düzenlemelerine yönelik olarak değiştirmeleri ve üretim fidanlıklarında doğal bitki türlerinin üretimine ağırlık verilmesi gereklidir.

•6.      Hangi ölçekte olursa olsun mevcut yeşil alanlarda su tüketimini en aza indirecek önlemlerin alınmasına en kısa sürede başlanmalı, bu amaçla mevcut sulama sistemleri suyun daha az tüketildiği etkin sulama sistemleriyle değiştirilmeli, kuraklık nedeniyle zarar gören bitkilerin yerine  öncelikle doğal bitkilerin kullanılmasıyla kuraklığa dayanıklı bitki türleri dikilmelidir.

•7.      Özellikle büyük ölçekli park ve rekreasyon alanları, kentiçi ve kent çevresi yollar, kamu kurumları ve üniversite kampüsleri gibi yoğun bakım ve masraf gerektiren alanlarda çim alanların ve sulama gerektiren bitki örtüsünün olabildiğince azaltılarak bu alanlarda öncelikle doğal bitki türler olmak üzere kuraklığa dayanıklı ağaç, çalı ve yer örtücüler kullanılmalıdır. 

•8.      Dış mekan sulamasında şehir şebekesinin kullanımı olabildiğince azaltılarak alternatif su kaynakları oluşturulmalıdır. Bu konuda özellikle konutlarda bir çok ülkede örneğine rastlayabileceğimiz yağmur ve kar sularının depolanabileceği sistemler oluşturulmalıdır. Bu sistemler kuraklığın yoğun olduğu dönemlerde yer altı su kaynaklarının aşırı kullanımını da azaltabilecektir.

NOT: Yukarıda belirtilen konulardan önce aşağıdaki soruların yanıtı aranmalıdır:

  • Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek "Peyzaj Mimarlarına samanlık peyzajı bile" yaptırmayacaksa belirtilen bu çalışmaları kimlere ve nasıl yaptıracağını belirlemelidir?

YARARLANILAN KAYNAKLAR

City of Aurora Parks and Open Spaces Department, 2003. Recommended Xeriscape Plant List. Colorado, ABD.

U.S. Environmental Protection Agency, 2003. Water-Efficient Landscaping. EPA Water Resources Center,U.S. Environmental Protection Agency, Washington. www.epa.gov/OWM/water-efficiency/index.htm

Cooperative Extension Nassau County, 2003. Home Grounds Fact Sheet. Nassau County Horticulture Program.

Wade G. L. and Midcap J. T., 2007. A Guide To Developing a Water-Wise Landscape. The University of Georgia Cooperative Extension.

Peterson, D., 1996. Logical Landscapes for Green Living in Central Texas. City of Austin‘s Green Builder Program.http://www.greenbuilder.com/

Feucht,  J.R., 2007. Xeriscaping: Trees and Shrubs. www.ext.colostate.edu/pubs/garden/07229.html

Miller C., 2003. Gardening In The Pinery, A Recommended List of Xeric Plant Materials That Will Conserve Water. Reprinted From the Town of Parker Colorado Website.

EK-1

KURKAÇIL PEYZAJ DÜZENLEME İÇİN UYGUN BİTKİLERDEN BAZILARI

NOT: Her bölge için öncelikle doğal bitki türlerinden kurağa dayanıklı olanlar tercih edilmelidir. Bu konudaPEYZAJ MİMARLARI tarafından gerekli araştırma ve adaptasyon çalışmalarının yapılması ve her kullanım biçimine yönelik uygun bitki türleri belirlenmesi gerekmektedir.

Yaprağını Döken Ağaç ve Ağaçcıklar____________________________

Acer campestre

Acer galabrum

Acer tataricum

Aesculus hippocastanum

Betula nigra

Catalpa speciosa

Celtis orientalis

Cercis sp.

Cotinus coggygria

Crataegus crus-galli

Elaeagnus angustifolia

Fraxinus americana

Ginkgo biloba

Gleditsia triancanthos

Hippophae rhamnoides

Koelreuteria paniculata

Lriodendron tulipifera

Populus tremula

Pyrus sp.

Quercus robur

Quercus rubra

Robinia pseudoacaia

Sambucus (S. nigraS. racemosa)
Sophora japonica

Syringa vulgaris

Ulmus pumila

Ulmus parvifolia

Herdemyeşil Ağaç , Ağaçcık ve Çalılar____________________________

Chamaecyparis lawsoniana

Cupressus (C. arizonicaC. sempervirens)

Cupressocyparis leylandii

Pinus nigra

Pinus silvestris

Pinus mugo

Pinus strobus

Taxus  baccata

Thuja orientalis

Juniperus chinensis

Juniperus communis depressa

Juniperus horizontalis 

Juniperus × media 

Juniperus sabina

Juniperus scopulorum 

Juniperus squamata ‘Blue Star‘

Juniperus virginiana

Çalılar_______________________________________________________

Berberis thunbergii

Buddleia davidii

Buxus sempervirens

Campsis radicans

Caragana arborescens

Cotoneaster (C. dammeriC. horizontalis; C. salicifolius)

Colutea arborescens

Euonymus (E. alatusEuonymus fortunei; E. japonicus)

Hedera helix

Jasminum sp.
Ligustrum japonicum

Ligustrum obtusifolium

Ligustrum vulgare

Lonicera tatarica

Lycium barbatum

Mahonia aquifolium

Parthenocissus tricuspidata

Prunus laurocerasus

Pyracantha coccinea

Rhus glabra

Rhus typhina

Rhus trilobata

Rosmarinus officinalis

Spiraea × vanhouttei

Symphoricarpus albus

Symphoricarpus orbiculatus

Tamarix

Viburnum lantana

Viburnum tinus

Vinca major; V. minor 

Yucca flamentosa

Pereniallar_______________________________________________________

Achillea filipendulina 
Achillea millefolium ‘Rosea‘
Alchemilla mollis
Anemone sylvestris
Aquilegia hybrids
Artemisia schmidtiana
Alyssum saxatile

Bergenia cordifolia
Campanula carpatica

Campanula rotundiafolia

Centaurea dealbata
Centranthus rubber
Cerastium tomentosum
Coreopsis grandiflora 
Echinacea purpurea
Eschscholzia californica
Euphorbia polychrome
Festuca glauca 
Gaillardia aristata
Gazania linearis 
Helianthemum nummularium
Hemerocallis hybrids
Iberis sempervirens
Iris germanica var
Kniphofia uvaria
Lamium maculatum

Lavandula angustilfolia

Liatris spicata
Linum perenne
Nepeta faassenii
Phlox subulata
Salvia argentea
Salvia nemorosa
Santolina chamaecyphrissus
Saponaria ocymoides
Sedum sp.

Sempervivum hybrids
Stachys lanata
Teucrium chamaedrys
Thymus serpyllum 
Veronica liwanensis
Veronica spicata

Çimler_______________________________________________________

Agropyron cristatum

Festuca arundinacea

Poa pratensis

 

 

 

DOSYALAR

BİLİM TEKNİK EYLÜL 2007 (655 KB) (17.07.2012 11:03:43)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için
Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için

Okunma Sayısı: 1197

Tüm Makaleler

 TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI
 Konur 2 sokak No:34/8 Kızılay/ANKARA
 TEL: (0312) 418 62 50 FAKS: (0312) 419 64 27
 e-POSTA:

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz. 
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.